Okullara Baz İstasyonu Kurulmasın!

Cep telefonları iletişim özgürlüğünü günümüzde herkes için mümkün kılan vazgeçilmez bir teknoloji. Hergün yenileri çıkıyor, yenileri çıktıkça insan sağlığına olan zararları azalıyor. Ancak, altyapı teknolojilerinde bunca ilerlemeye rağmen WIMAX gibi teknolojilerin yüksek hızlı 3.5G iletişimi mümkün hale getirmesine rağmen, okullarda camilerde halka açık alanlarda eski teknolojili BTS/Baz istasyonları sağlığımız tehdit etmeye devam ediyor.

Özellikle Okullarda kurulu BTS/Baz istasyonları çocuklarımızın sağlığını ciddi bir şekilde etkiliyor. “Daha Fazla Hayat” sloganıyla ürünlerini pazarlayan abone sayılarını sürekli artırmayı amaçlayan TURKCELL gibi operatörlerin Cep Telefonlarının zararlarını araştırma ve bunları araştırmaya ilişkin ne bir Ar-Ge çalışmaları var ne de bir sosyal sorumluluk projesi uyguluyorlar.

Finansal güçleri sayesinde Okullar Baz istasyonlarının zararlarını bilmesine rağmen Okul Aile Birlikleri vasıtasıyla bunlara izin vermeye devam ediyor.

Neden?

Nedenin yanıtı çok basit. IMF tarafından zorlanan ve IMF sonrası dönemde de bir alışkanlık halinde devam eden “Kamu Kesimi Dengesi” pahasına Milli Eğitimin Cari giderlerini ihmal eden politikalar hala uygulamada. Tabiki bunun halka ve mahallemizdeki okula yansıması “Hizmetli-Müstahdem”siz , temizlikten ve temizlik malzemelerinden yoksun, elektrik, su ve gaz faturalarını ödeyememek şeklinde yansıyor. Okul yönetimleri ve veliler çaresiz çocukların sağlığını korumak için BTS istasyonlarına izin vermek zorunda kalıyorlar.

Düzenleyici – Denetleyici Otorite olan Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu (BTK)nın, Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının sorumluluk alarak insan sağlığının ve  özellikle geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlığının, kurumlarının başarısı olarak lanse edecekleri birtakım kağıt üzerindeki dengeyi gösteren muhasebe istatistiklerine kurban gitmesini engellemelidir. Okullara baz istasyonu kurulmamalıdır.

İşlemeyen İnternet Vergi Dairesi (Maliye Bakanlığı)

e-Devlet uygulaması denince ilk akla gelen vatandaşların devlet kurumlarının kendileriyle ilgili olan hizmetlerini internet üzerinden zamandan ve mekandan bağımsız olarak kullanması akla gelir. Fakat, bu iş ve işlemleri hızlandıran asıl faktör e-Devlet felsefesini içselleştirmiş kurumsal dönüşümdür. Örneğin, Maliye Bakanlığına bağlı Ostim – Yeğenbey vergi dairesi önündeki ve üzerinde “Motorlu Taşıt Vergilerinizi ve Trafik Cezalarınızı internet üzerinden ödeyebilirsiniz” yazan pankarta inanarak bilgisayarımı ve mobil modemimi kullanarak araç muayenesinin ön şartı olan Motorlu Taşıt Vergilerini İnternet Vergi Dairesi üzerinden Vakıfbanktan almış olduğumuz VISA kredi kartı ile ödemeye karar verdim. Sistemin ödeme altyapısı Vakıfbank olmasına rağmen kredi kartımı kullanabilmek için girdiği şifreler telefonuma gelen güvenlik kodları, sistemin banka ile iletişim kurması, bir önceki işlemi beklemeler vs. derken 45 dk sonunda ne Motorlu Taşıt Vergisini ne de Trafik Cezalarımı ödeyebildim. 2’nci yol olarak Ostim – Yeğenbey Vergi Dairesinde manuel olarak işlemi gerçekleştirmekti. Kapısından girmemle işlemi tamamlayarak dışarı çıkmam 5 dk’dan fazla sürmedi. Buradan çıkaracağımız ilk sonuç; her zaman ileri teknoloji en iyi çözümleri sunmayabilir. İkinci sonuç; İnternet Vergi Dairesi Sistemi kötü çalışıyor ve vatandaş odaklı değil. e-Devlet Sadece Internet Üzerinden Verilen Hizmetler Değildir!Kötü çalışan e-Devlet uygulamalarının bildirilip düzeltilmesi için çaba sarf edecek neden bir birim yok? Kamu yatırımlarında ihalelerin ve satın almalarında sürekli gündemde tutulan yolsuzluk türü ihale muammen bedelinden alınan pay ile ifade edilir. Ancak, tüm ihale süreci yasal, harcamaları ve tamamlanması proje bütçesi ve süresi içinde gerçekleşen, mevzuata uygun kamu yatırımları eğer vatandaşın kullanımına uygun ve yararına değilse bu da bir tür yolsuzluk değil midir?

Yeni Kamu Yönetimi yaklaşımında şeffaflık ve hesapverebilirlik iki temel ilke iken, 2002 yılından beri Türkiye’de e-Devlet bu yaklaşımın vucüt bulduğu bir süreci ifade eder iken bu e-Devlet proje ve uygulamalarını test eden, değerlendiren, eksikliklerini bulan ve bunları ilgili kurumlara bildirip, düzeltilmesi için çaba sarf eden bir birim neden yok! Vergi DAiresinde 5 dk da gerçekleştirilen bir işlemi, Milyonlarca dolar harcanıp başarı olarak lanse edilen İnternet Vergi Dairesinde 45 dk’da gerçekleştiremiyorsak, bu yanlışın hesabını bir yerden sorabilmeliyiz…

Motorlu Taşıt Vergisi ve Trafik Cezalarını Ödemek artık çok kolay…

Maliye Bakanlığı ve Bankalar Birliği arasında imzalanan protokol sayesinde Motorlu Taşıt Verginizi ve Trafik Cezalarınızı İnternet Üzerinden rahatlıkla ödeyebilirsiniz.

Özellikle Araç muayene dönemlerinde hatırlanan ve Araç Muayenesi yapılmadan önce mutlaka ödenmesi gereken Motorlu Taşı Vergisi ve Trafik Cezalarınızı Vergi Dairelerine gitmeden http://www.avdb.gov.tr

Yalnız işlemin hızlı gerçekleştiğini söylemek doğru olmaz… Aynı zamanda yatmamış trafik cezanız varsa, sistemin herbir işlem için Banka’dan onay alması 10 dakikadan fazla sürüyor.

 

2011 yılında eDevlet Yatırımlarına 1,3 milyar dolar, 2 milyar TL kaynak ayrıldı…

Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan 2011 yılı Kamu Yatırım Programında bu sene eDevlet yatırımları için 1,3 milyar TL kaynak ayrıldı. Milli Eğitim Bakanlığı 700 milyon TL ile başı çekiyor. Sadece FATİH Projesine 496 milyon TL ödenek ayrıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu, İçişleri Bakanlığı ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü en fazla ödenek alan kurumlar oldu.

2011 yılı fiyatlarına göre 2002 yılında 203 proje için 322 milyon dolar ödenek ayıran hükümet, 2011 yılında eDevlet için ayrılan bu ödeneği 4 kattan fazla artırararak 1,34 milyar dolara çıkarttı. Continue reading